6- Ancak Allah’ın izninden sonra şefaat edilir.

Şefaat Haktır. 6. Delil: Yunus suresi 3. Ayet

A- Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz 6. Kur’an delili, Yunus suresinin 3. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:  أَستعيذ بالله ،  ٍ مَا مِن شَفِيعٍ Hiçbir şefaatçi yoktur إِلاَّ مِن بَعْدِ إِذْنِهِ  O’nun izninden sonrası müstesna.

Manaya bir daha dikkat kesilelim: O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek hiç kimse yoktur.

B- Yani “Ancak onun izninden sonra şefaat edilebilir.”

A- Ayne öyle. Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım.

Ayetin başında,   مَا مِن شَفِيعٍ   Hiçbir şefaatçi yoktur  denilerek, bütün şefaatçilerin şefaati reddedilmiştir. Daha sonra  إِلاَّ kaydı konulmuştur. Buradaki  إِلاَّ istisnasından anlıyoruz ki, “Hiçbir şefaatçi yoktur” hükmü kayıt altına alınmaktadır.  Bu kayıt, bazı ayetlerde kişilerle ilgili olurken, bu ayette zamanla ilgilidir.   إِلاَّ nın devamı olan  مِن بَعْدِ إِذْنِهِ  ifadesi, bu zaman kaydını açıklamaktadır.

B- Yani bu kayıt, Allah’ın izninden sonrasının müstesna olduğu kaydı mı?

A- Evet

B-  O halde ayet şu manaya gelmektedir: Hiç bir şefaatçi yoktur. Sadece Allah’ın izninden sonra şefaat edecek vardır.

A- Ya da başka bir ifadeyle: Allah’ın izninden önce şefaat edecek hiç kimse yoktur.

B- Demek Şefaat, Allah’ın iznini bağlıdır. O’nun izni olursa, bir kul başka bir kula şefaat edebilir. İzni olmazsa edemez.

A- Eğer Allah’ın izni dairesinde şefaat olmasaydı, ayette geçen “Allah’ın izninden sonra olması müstesna” ifadesi gereksiz olurdu. Kur’an’da ise gereksiz hiç bir ifade yoktur.

Sözün özü: “O’nun izninden sonra olması müstesna” ifadesi, Allah’ın izni dairesinde şefaatin hak olduğunu ispat etmektedir.  Şimdi şefaati inkar edenlere bazı sorular soralım

A- Ey şefaati inkar edenler! Bakın, ayeti kerimede “O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek yoktur.” buyrularak apaçık bir surette şefaatin hak olduğu beyan  edilmiştir. Şefaat vardır ve Allah’ın iznine bağlıdır.

B- Hem ayetin reddettiği şey, şefaatin varlığı değil ki; Ayetin reddettiği şey Allah’ın izni olmadan şefaat edilebileceğidir.

A- Evet bu ayet açık bir şekilde, izinsiz şefaati reddeder ve şefaati Allah’ın iznine bağlar.

Şimdi soruyoruz: Ey Şefaati reddedenler bu ayet-i kerimeyi nasıl izah ediyorsunuz? Ayet apaçık bir şekilde, şefaatin Allah’ın izniyle var olduğunu söylerken, sizler bu ayete nasıl gözlerinizi kapıyorsunuz? Ayetteki  إِلاَّ مِن بَعْدِ إِذْنِهِ kaydını görmüyor musunuz? Eğer şefaat yoksa ayetteki  إِلاَّ مِن بَعْدِ إِذْنِهِ ne demek? Buraya bir mana verin de görelim… إِلاَّ مِن بَعْدِ إِذْنِهِ demek, “Allah’ın izninden sonra şefaat edilir.” demektir. Zerre miskal Arapça bilen burayı bu şekilde anlar.

B- Kanımca bunu onlarda biliyordur, zira böyle açık ve net bir ayeti görmemezlikten gelemezler.

A- Sana katılıyorum doğru diyorsun. Lakin bunların amacı farklı. Amaçları, dinin esaslarını bozmak. İnşallah bu çalışmalarımız, bu amaçlarına ulaşmalarını engelleyecek… Sevgili kardeşim, şefaatin hak olduğuna dair 6. delilimizi burada sonlandıralım ve şimdi Kur’an’dan 7. delilimize geçelim.

(78 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir