Tevessülün caiz olduğuna dair sahabeden deliller 5

A- Sahabe Efendilerimizin tevessül ettiğine dair 5. örneği, İbni Teymiye’nin bir talebesi olan büyük müfessir İbni Kesir’den dinleyeceğiz.  Hafız İbni Kesir’in naklettiğine göre Yemame savaşında Müslümanların şiarı, يَا مُحَمَّدَاهُ (muhammedaah)  sözü idi.

B- Bu sözün tam manası nedir?

A- Bu söz, “Ey Muhammed, imdadımıza yetiş” manasındadır. Halid İbni Velid de bu sözü söyleyenlerdendir. Bu söz, hem tevessüldür, hem de istigase, yani “doğrudan yardım istemek”tir… Tevessülü inkar edenler, “Sahabeler tevessül etmemiştir” diyorlar. Alın size Sahabe tevessülü… Hem de bir kişi değil, bir ordu tevessül ediyor… Bu ordunun içinde Halid b. Velid de var… Hem sadece tevessül de değil, aynı anda istigase, yani doğrudan yardım isteme…

B- Peki bu haberin kaynağı nedir?

A- Çok ilginç gelecek ama Bu haberi nakleden zat da, bu kişileri en çok kabul ettiği alimlerden İbni Kesir. İmamınız olan İbni Teymiye’nin talebesi Hafız İbni Kesir…

B- Allah allah gerçekten çok ilginç

A- Biraz Arapça bilenler için, Yemame savaşında Müslümanların söylediği يَا مُحَمَّدَاهُ   (muhammedaah) sözünü tahlil etmek istiyorum: يَا مُحَمَّدَاهُ   (muhammedaah) sözündeki  يَا  nida olup, “ey” demektir. “Muhammed” kelimesi münadadır. Yani kendisine seslenilen kişidir. Münadadan sonra gelen elif, elif-i istigase, yani yardım isteme elifidir. Buna göre, يَا مُحَمَّدَاهُ (muhammedaah) sözünden çıkan mana “Ey Muhammed imdadımıza yetiş, bize yardım et” şeklinde olur.

Seni biraz tebessüm ettirecek bir şey nakledeyim: Tevessülü inkar edenler, Yemame savaşına katılan Müslümanların, “İmdadımıza yetiş ey Muhammed” manasındaki (muhammedaah)  يَا مُحَمَّدَاهُ   sözleri karşısında söyleyecek bir şey bulamayınca saçmalamaya başladılar ve dediler ki: يَا مُحَمَّدَاهُ  (muhammedaah) sözünü Sahabeler parola olarak kullanıyorlardı, yoksa Resulullah’tan yardım istemiyorlardı… Şimdi onların bu komik sözlerine cevap olarak deriz ki: Size göre şirk olan bir kelimeyi, Sahabeler parola olarak mı kullanıyordu? Sahabe, şirk olan bir kelimeyi nasıl parola olarak kullanır… Hem bunun parolayla ne ilgisi var. Parola karşılıklıdır. Mesela, birisi “güneş” der, diğeri “ay”… İnsanlar parolayı, birbirlerini tanımak için kullanırlar… “Yetiş Ey Muhammed” manasındaki يَا مُحَمَّدَاهُ  (muhammedaah)  sözünü nasıl parola kabul edersiniz? Sahabelerin birbirlerini tanımak için, şirk olan bir sözü kullanabileceğine nasıl ihtimal veriyorsunuz?… O halde size göre, yine parola olarak “Yetiş ya Uzza, yetiş ya Menat” gibi sözler de söylenebilir ve putlardan medet istenebilir. Bunu kabul ediyor musunuz?… Aklınızı başınıza alın, “Yetiş Ey Muhammed” manasındaki يَا مُحَمَّدَاهُ   (muhammedaah) sözü, bir parola değil, bir tevessül ve istigasedir.

B- Ve bu sözü bütün bir ordu söylemiştir…

A- Aynen. Şimdi, tevessülü inkar edenlere soruyorum: Halid b. Velid dahil, Yemame savaşına katılan bütün müslümanlar şirke mi düştü, müşrik mi oldu?..

B-Onlar nasıl olurda, bütün ömürlerini Peygamber Efendimiz (asm) ile geçirmelerine rağmen tevessülün şirk olduğunu öğrenememişler?… Halid b. Velid gibi bir İslam kahramanı nasıl müşrik olur?…

A- Onlara diyorum ki gelin, Sahabeye müşrik demekten vazgeçin! Bizden uyarması, hidayet ve tevfik Allah’tandır. Bu bölüme kadar 3 saatten fazladır konuşuyoruz. Tevessülün caiz olduğunu, önce Kur’an ayetleriyle, sonra hadis-i şeriflerle, daha sonra da Sahabelerin uygulamasıyla ispat ettik. Daha gösterebileceğimiz başka sahabe uygulamaları da var. Ancak bu bölümü daha fazla uzatmaya gerek duymuyoruz.

B- Bencede bu kadar örnek yeterlidir.

A-Bir sonraki videoda, başta 4 mezhep imamı olarak alimlerin bu konudaki icmaını göstereceğiz.

(5 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Bu video için yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir