10- Şeytanın, kişiye kusurunu itiraf ettirmemesi

Video Metni

Video Metni

Şeytanın, kişiye kusurunu itiraf ettirmemesi

Şeytanın mühim bir desisesi; insana kusurunu itiraf ettirmemesidir. Ta ki günaha tövbe yolunu ve Allaha sığınma kapısını kapasın.

Şeytan bu desisesi ile, kişinin nefsi emmaresini ve enaniyetini tahrik eder. Bu desiseye düşen kişi, avukat gibi kendini müdafaaya başlar. Adeta bütün kusurlardan kendini takdis eder.

Evet şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de yüz izah ile tevil eder. Nefsine rıza nazarıyla baktığından ayıbını görmez ve göremez. Ayıbını görmediği için de itiraf etmez, istiğfar etmez, istiâze etmez.

Zira insan, tabiatı itibariyle nefsini sever. Belki evvela ve bizzat yalnız kendini sever. Başka her şeyi nefsine feda eder. Allah’a layık bir tarzda kendini metheder. Kendini bütün ayıplardan temize çıkarır. Elinden geldiği kadar kusurlarını kendine layık görmez. Kendine güvenir, kendini beğenir. Adeta şeytana maskara olur.

Şeytanın bu vesvesesinden kurtuluş çaresi: “Nefislerinizi temize çıkaramayın” ayetinin işaret ettiği üzere, tezkiye-i nefs etmemek, yani nefsi temize çıkarmaya çalışmamaktır.

Hz. Yusuf (AS) gibi bir peygamber: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum, muhakkak ki rabbimin merhamet ettiği müstesna nefis kötülüğü emreder,” diyerek nefsini tezkiye etmezken, nasıl olurda biz nefsimize itimat edebiliriz…

Nefsini itham edem, kusurunu görür. Hatasını itiraf eder. Bu yanlışından dolayı Allah’a tövbe eder. Şeytanın desiselerinden Allah’a sığınır. Bu sayede şeytanın şerrinden kurtulur.

Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek büyük bir noksanlıktır.

Eğer kusurunu görse, o, kusur olmaktan çıkar, itiraf etse, affa müstahak olur.

12.402 izlenme

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.İşaretli alanlar doldurulmalı *

*

 
Scroll To Top