2- Peygamber olmayan kimse peygamberi taklit edebilir mi?

Video Metni

Video Metni

“Doğuştan sürmeli göz, sonradan sürmeli göz gibi değildir.” Yani fıtri olanla olmayan hemen ayrılır. Suni ve yapmacık olan bir şey, ne kadar mükemmel de olsa gerçeğinin yerini tutamaz. Ondaki sunilik ve yapmacıklık hali, ehli dikkatin nazarından asla gizlenemez.

Şimdi bu kaideyi, Hz. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hakkında düşünelim: Eğer O’nun imanı, ibadeti, takvası, cesareti gibi sıfatları fıtri olmasaydı ve O bu sıfatları suni bir şekilde takınmış olsaydı, yani hareketlerinde yapmacıklık olsaydı, her halini izleyen sahabelerin dikkatinden bu asla kaçmazdı. Hemen suni ve yapmacık hareketleri hisseder ve yüzlerini O zattan çevirirlerdi. Ama bu kadar dikkatli incelemelerine rağmen, suni hiçbir hareketini görememişler ve her hareketindeki fıtriliğe parmak basmışlar. Bu da O zatın bu sıfatlarda yapmacık olmadığına işaretle peygamberliğine delalet eder.

Hem şunu da unutmamak gerek, birbirine yakın olanlar birbirini taklit edebilir, uzak olanlar ise birbirlerini taklit  edemezler. Mesela, bir Albay bir Generali taklit edebilir ve insanları aldatabilir. Ancak bir çoban bir Generalin tavrını takınarak insanları aldatamaz. Sathi nazarları kısa bir süre aldatabilse de yapmacık tavırları ehli dikkatin nazarından kaçmayacak ve General olmadığı kısa bir süre sonra anlaşılacaktır.

Hem iftiracı, yalancı, itikadsız bir adam, ömrü boyunca  daima en doğru, en emin, en dindar bir kimsenin keyfiyetini ve vaziyetini en dikkatli nazarlara karşı telâşsız göstermesi ve dâhilerin nazarında bu yapmacık hallerinini gizlemesi mümkün değildir.

Yine bir yıldız böceğinin bin sene, kendisini dikkatle izleyenlere hakikî bir yıldız olarak görünmesi mümkün değildir. Çünkü birbirlerinden gayet uzaktırlar.

Hem  küçük bir  sinek bir kartalı taklit edemez. Dikkatli nazarlara kendini bir kartal olarak gösteremez.

Aynen bunlar gibi, peygamber olmayan zat da bir peygamberi taklit edemez. Zira aralarında uzaklık vardır. Eğer taklit etse, kısa bir zaman insanları aldatabilir. Ancak yapmacık tavırları dikkat ehlinin nazarından kaçmayacak ve eninde sonunda foyası ortaya çıkacaktır.

Peygamber olmayan birisi, ancak bir peygamberde bulunabilen; imandaki nihayetsiz kuvvet, takva, dünyaya karşı zühd, cesaret, cömertlik ve zirve mertebede bulunan diğer sıfatları nasıl taklit edebilir? Bu sıfatlara sahip olmayan birisinin, kendisini bu sıfatlara sahipmiş gibi göstermesi ne kadar devam edebilir?

Evet bütün halleriye, sözleriyle, hareketleriyle hayatı boyunca  emaneti, imanı, emniyeti, ihlâsı, ciddiyeti, istikameti gösteren ve ders veren bir zâtı en emniyetsiz, en ihlâssız, en itikadsız farz etmek, akıl ve vicdan ile bağdaşmayan büyük bir hezeyandır.

Onun peygamberliği kabul edilmediğinde şu saçmalığı kabul etmek gerekecektir. Alem-i İslâmın semâsında pek parlak ve daima hakikat nurlarını yayan ve kemalat güneşi kabul edilen Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellemin mahiyetinin haşa  bir yıldız böceği olduğunu ve en yakınında olanların ve dikkatle ona bakanların bunu fark edemediklerini ve o yıldız böceğini bir güneş sandıklarını kabul etmek lazım gelir ki bu da ancak akıldan istifa etmekle mümkündür.

Eğer Hz. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) peygamber olmasaydı, çok kısa bir zaman sonra peygamber olmadığı anlaşılırdı. Hâlbuki o kadar dikkatli nazarlar altında hiçbir yapmacıklığı hissedilmemiş. Tarih ve siyer, dost ve düşman olan herkes O’nun güzel ahlakını ve sıfatlarını anlatmakla bitiremiyor. Bu da ispat eder ki, o zat yapmacık tavırlar takınmıyor, her hâli fıtridir. Bu durum da ancak O zatın Allah’ın peygamberi olmasıyla izah edilebilir.

2.452 izlenme

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.İşaretli alanlar doldurulmalı *

*

 
Scroll To Top